Sitemize hoşgeldiniz. Şu an misafir ziyaretçisiniz. Üye olmak için tıklayın, Zaten Üye iseniz Lütfen üye girişi yapınız.
E-posta : Şifre: Hatırla:   Üye Ol
4 Eylül 2010, Cumartesi - 23:36:04    
Ana sayfa
Ara
Üye ol
Amacımız
Hakkımızda
Bize katılın
HABERLER
Akademik
Üretim
Genel
BİLGİLER
İstatistik
Sağlık
Yetiştiricilik
Akademik
TEZLER
Lisans
Yüksek lisans
Doktora
MAKALELER
Bildirilerden
Dergilerden
DOKÜMANLAR
Kitaplar
Dergiler
İndirilebilir
CİNSLER
Genel
Çilek
Ahududu
Böğürtlen
Frenk üzümü
Mersin
Dut
Kuşburnu
Kocayemiş
Gilebor
Kızılcık
Bektaşi üzümü
Josta üzümü
SON EKLENEN YAZARLAR
Ahmet Örs
Yahya Kadıoğlu
Ayşegül Keçecioğlu
Berrin Haberveren
Gülizar Baki
Esma Okur
Bilinmeyen yazar
Şenay Aydın
Hasan Çakıcı
Yüksel Tüzel
YILLARA GÖRE
SON EKLENEN DERGI/KITAP
Marmara Coğrafya Dergisi
Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Araştırma Serisi
III. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu (Kahramanmaraş, 10-12 Haziran 2009)
Bağ Bahçe
Ege Üviversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Gıda Hattı
Türkiye V. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi (04-07 Eylül 2007, Erzurum)
Derim
Metro Gastro
Çilek ve Arnavutköyü
Çilek ve Arnavutköyü
YAZAR(LAR)
YAYIN TARİHİ
Hatırladığım Arnavutköyü'nde insan ilişkileri, tanışıklıklar, ahbaplıklar, arkadaşlıklar da emekti. Kilisenin çanları çaldığında, Hıristiyan olmayanların da kalbinden Allah duygusu geçer, dinler birbirine kardeşçe seslenir, siyasetlerin kötülüklerine uğramamışlar bir arada, insanca, uygarca yaşardı.

Yahya Kemal de, Abdülhak Şinasi Hisar da fetihten önceki Boğaziçi'nin bayındırlıktan uzak olduğunu söylerler. Neredeyse bütün Boğaziçi, karşılıklı iki yaka, birkaç manastırın, bir iki eski kilisenin derin ıssızlığı içindedir.

Bizans tarihine ait kaynaklar bilgi dağarımıza eklendikçe, Boğaziçi'nin Bizans uygarlığında da gözdeliğini öğrendik. Örnekse Arnavutköyü, Bizans zamanında Estiyas, Anaplos gibi adlarla anılmış ve büsbütün silik soluk, kimsesiz bir yer değilmiş. Konstantinos'un inşa ettirdiği büyük kilise, nice zamanlar, Bizans'ın övünçleri arasındaymış. Vikos Mihailikos Kilisesi, sonra harap olmuş, onarılmış, yepyeni mozaiklerle, ikonalarla bezenmiş. Bugünkü Arnavutköyü kilisesinin o eski Bizans yapısının yerine yapıldığını belirten kaynaklar var.

Lâtinlerin korkunç saldırganlığında Vikos Mihailikos Kilisesi işgal edilmiş. Orada değerli eşyalarını saklayan Bizanslılar kilisenin koruyuculuğundan boş yere umut duymuşlar; Lâtinler, ikonaları, heykelleri, Bizans'ın servetini bir çırpıda yağmalamışlar. Kilise yeniden göçmüş. Bazı tarihler, enkazından Fatih'in yararlandığını belirtiyor, Rumeli Hisarı yapılırken...

Semtlerin, köylerin tarihten çıkagelen atmosferleri kolay kolay geçmiyor, silinemiyor. Çocukluğumda sık gittiğimiz Arnavutköyü'nde Bizans'ın havası âdeta eserdi. Zaten yirminci yüzyılın başındaki kayıtlar, burada "168 evde 493 Türk'ün, 975 evde 5973 Rum'un, 87 evde 343 Ermeni'nin" yaşadığını saptamış. Yabancılar var; çok az sayıda Musevîler.

Yüzyıllar önce Evliya Çelebi aynı şeyleri yazmış. Arnavutköyü'nün bağlarını, bahçelerini, güzelim "hâneler"ini anlatmış; tümünün Rumlara ve Yahudilere ait olduğunu söylemiş. Ekmekten, peksimetten söz açmış: Pek güzel, pek beyazmış. Yahudiler, "sahib-i zevk ve ehl-i saz"...

Hatırladığım -ayrıca, galiba unutamadığım, bu yüzden yazıda çizide sık sık geri döndüğüm- Arnavutköyü, 1955 sonrasının semtidir. O ilkyazlar; o zamanlar Arnavutköyü ziyaretlerimizin en büyük özelliği Osmanlı çileğiydi. Bir kâse, bir çukur tabak Osmanlı çileği…

İstanbul'un her çarşısında, hemen her manavında mayısla birlikte Osmanlı çileği, Arnavutköyü çileği boy gösterirdi. Başka semtlerin bahçelerinde yetişenler bile Arnavutköyü çileğiydi. Etiketin üstünde mor kalemle yazardı.

Oysa Arnavutköyü'nde yetişen tatlı çilek iki cinsmiş: Mangora ve Osmanlı çileği.

Arnavutköyü'nde oturanlar, köylerinin çileğini hemen ayırt ederler, dahası, köyün bahçelerinde yetiştirilen çileklerin iki ayrı familya olduğunu özellikle belirtirlerdi. Daha bereketli olan Frenk çileğiydi -galiba şu Mangora-. Daha az ürün vereniyse, Osmanlı çileği. İlkinin alacası kırmızıya çalar koyu pembe, ikincisininki neredeyse beyaza yakın uçuk pembe, deyiş yerindeyse, sütlü pembe. Üstelik, Osmanlı çileğinin esansında baygın bir çilek kokusu vardı ki, pek beğenilirdi.

Arnavutköyü'ne çilek on dokuzuncu yüzyılın başlarında çıkagelmiş. Daha önce burada hep üzüm bağları varmış. Çileği getiren, ünlü İspilanti ailesi. Çilek birdenbire rağbet kazanmış ve Arnavutköyü çilek bahçeleriyle donanmış. 1961 tarihli bir kaynaktan iz sürüyorum:

"Köyün kuzeydoğusuna doğru yükselen sırtlarda 400 dekarlık arazi hep çilek tarlasıdır. Buralarda yılda 25-35 ton Osmanlı, 40-45 ton Frenk çileği toplanır. Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden Arnavutköyü'ne kadar gelip, fidan alırlar."

Karides renkli Osmanlı çileğini en son, 1985'lerde Maslak yolunda görmüştüm. Fakat bunlar bayat karideslere dönmüştü. Çevre tahribi yüzünden, bahçelerin yok olup gittiği, Arnavutköyü'nde tek bir çilek bahçesinin kalmadığı söylenmişti.

Halûk Dursun 1999'da yayımlanmış İstanbul'da Yaşama Sanatı'nda şu bilgiyi veriyor: "Son yıllara kadar Rum ailelerinin yaptığı bu çilekçilik işi, mübadeleler, 6-7 Eylül, Kıbrıs, 12 Eylül sıralamasıyla Rumlar'ın İstanbul'u terk etmesi sonucunda azaldı ve bitti. Şu anda Arnavutköyü'nde çilekçilik yapan tek kişi, elli seneden beri bu işle uğraşan, 1921 Rize doğumlu Mustafa Bey. Arnavutköyü’sn toprağı, çileğinin lezzetli olmasını sağlarken, günümüzde bütün o sahalar sitelerle dolduruldu ve çileğin sadece adı kaldı."

Sık örgülü sepetlerde satılırdı Arnavutköyü'nün çilekleri, kimi yaygın, kısacık, kimi dar, uzun sepetler.

İlişkisini kuramadığım bir sebeple, Osmanlı çileği dendi mi, Âsaf Haled Çelebi'nin o kadar gizemli "Cüneyd" şiiri gelir aklıma:

 "cüneyd nerede / cüneyd ne oldu / sana bana olan / ona da oldu/ kendi cübbesi altında / cüneyd yok oldu"...

Çilek emek isteyen meyveymiş. Bize bir çukur tabak Osmanlı çileği ikram eden Arnavutköyü'nün sağlık memuru Ferit Amcamız, çileğin nasıl yetiştirildiğini anlatırdı. Bu anlatışlarında bir doğa sevinci duyumsanırdı.

Toprak, sonbahar boyunca, yağmura terk ediliyordu. Kış gelince, şubatta, bahçelere, çilek ekim yerlerine çukurlar açılıyor, çilek fidanı bir çomağa tutturularak dikiliyor. Ondan sonra bitmez tükenmez bakım vakti gelip çatardı. Ayrıkotları temizlenecek, çukurun etrafı çapalanarak, kuruyan fidanlar sökülüp atılacak.

İşte, işlemler zamanlarca sürüyordu.

Böylesi bir emeğin sonucunda fidan hepi topu bir kilo kadar çilek verirmiş. Ayrıca gönül sabrı istermiş. Demin söylediğim çilek sepetlerinin el emeği olduğunu hatırlarsak…

Çevreyi tahrip eden kör bilinç, emeği ve gönül sabrını elbette gülünç bulacaktı. Bugün, Ferit Amca'nın dünkü anlatışlarını hasretle anabileceğimiz toplumsal koşullardan, hatta anmak ediminden bile uzak değil miyiz? Neyi anacağız? Sonbahardan yaza, Arnavutköyü çileğinin varoluş öyküsünün yerini, bütün mevsimler boyunca, 'köşeyi dönme' öyküleri almadı mı?

Her iş kolunda emeğin, alınterinin yerini, 'rulet masası' almışken, Osmanlı çileğine zaman ayırmanın, emek vermenin ne anlamı olabilir?

Alışveriş ettiğim manavda, saydam plastik kutulara konmuş, kıpkırmızı, iri mi iri, eciş bücüş, hormonlu çilekler, kutusu şu kadar liradan satılıyor. Bugünkü çirkin hayatımıza yeter artar.

Osmanlı çileği çamurlu çilekti. Ucube hormon çilekleri, serada yetiştirildiğinden, tertemiz. Toprak içinde kalmış Osmanlı çileği çarçabuk ezilir, sulanır; sera çilekleri kütür kütür. Dış görünüm sizi aldattıkça aldatıyor.

Evet, şimdi emeğin sonu.

Hatırladığım Arnavutköyü'nde insan ilişkileri, tanışıklıklar, ahbaplıklar, arkadaşlıklar da emekti. Kilisenin çanları çaldığında, Hıristiyan olmayanların da kalbinden Allah duygusu geçer, dinler birbirine kardeşçe seslenir, siyasetlerin kötülüklerine uğramamışlar bir arada, insanca, uygarca yaşardı.

Sadece o kadar olur mu? Hatırladığım Arnavutköyü'nde, deniz kıyısı boyunca içkili lokantalar, bohem dünyalarında bütün lükslerden, gösterişlerden, bile isteye ıraktı. Salaş bir lokantada Edip Cansever'le karşılıklı oturabilir, şiirden konuşabilirdiniz: "Bir yaşam boyu biz tetiği çektikçe." Şimdiyse, yeni zaman ciplerinden afur tafurla inenler, şiirden konuşmayı akıllarına bile getirmiyorlar.

En çok elli yıl geçti. En çok diyorum, çünkü bana daha dün gibi geliyor. Arnavutköyü'nde açıkta bir alanda, bomboş, kocaman bir arsada rengârenk çadırlarıyla sanatkâr çingeneler, ip cambazları, sırıklar üstünde yürüyenler, alevler üfüren ve alevler yutan sanatkâr, dansçı kızlar, ne kadar şenlikliydi! Sanmıştım ki, yarın hayat da öylesine alçakgönüllü sanatkârca ve göçebe...

Bugünün kapkaranlık ortamında, çamurlu Osmanlı çileğinin, çocukluğumun melekler görebileceğimi sandığım günlerinin hatırasıyla ıssız yaşıyorum.

Rulet masasına dönmüş emeksiz toplumda, bütün yalnızlar gibi, yapayalnız yaşamanın -Çok şükür!- haysiyet olduğuna inanıyorum.


Not: Usta edebiyatçılarımızdan Selim İleri nin  Zaman gazetesinin Cumartesi ekindeki köşesinde (19 Mayıs 2007) yayınlanan yazısısı. Bu yazı ülkemiz çilek yetiştiriciliği tarihi içersinde önemli yeri olan "Arnavutköy çileği" nin kaynağı ile ilgili önemli bilgiler vermesi nedeniyle siteye eklenmiştir.

Bakınız; http://cumaertesi.zaman.com.tr/?bl=12&hn=4366




Yazar(lar):Selim İleri
Yayın Yılı:2007
Ekleme tarihi/saati :19.05.2007/22:42:48
Okunma sayısı :2210
EN ÇOK OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  Tokat ta sempozyum sonunda Dimes meyve suyu üretim fabrikasına yapılan gezi ile ilgili izlenimler (20966)
  İkizdereli Osman Yıldız ın likapa bahçesinde umut var (8972)
  Karadutu “şoka” soktular gelirlerini ikiye katladılar (7235)
  II.Ulusal üzümsü meyveler sempozyumunun açılışıyla ilgili bazı resimler (5689)
  Üzümsü meyveler sempozyumu sonrası Ballıca mağarasına yapılan gezi izlenimleri (4094)
  II.Üzümsü meyveler sempozyumundan bazı görüntüler (3922)
  Üzümsü meyveler sempozyumu başladı (3786)
  Atça'da 8. çilek festivali yapıldı (3742)
  II. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu Tokat ta (3631)
  Osmanlı çileğine yoğun talep (3320)

BİLGİLER    Tümü >>>
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -1-(N, P, K, Ca, Mg, S ) (25916)
  Yaban mersini (Likapa) nin sistemetikteki yeri (16944)
  Çilek yetiştiriciliğinde ekolojik istekler (16611)
  Ahududu yetiştiriciliği ile ilgili bazı önemli bilgiler (15838)
  Böğürtlen çeşitleri (13450)
  Karadeniz bölgesindeki asitli topraklar için mükemmel bir meyve, likapa (yaban mersini) (11441)
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -2-(Fe, Mn, B, Mo, Cl, Zn, Cu ) (11225)
  Ahududu yetiştiriciliği  (9429)
  Çilek Alerjisi (8423)
  Ahududu çeşitleri (1) (8025)

TEZLER    Tümü >>>
  Çilek fidesi üretiminde alternatif bir yöntem (6960)
  Bazı çilek çeşitlerinin Amik ovası koşullarında açıkta ve yüksek tünel altında yetiştiriciliğinin verim, kalite ve erkencilik uzerine etkileri (3732)
  Ankara (Ayaş) koşullarında organik çilek yetiştiriciliği olanaklarının araştırılması (2856)
  Yeni bazı çilek çeşitlerinde günü kısaltma uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkileri (2800)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (2723)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (2582)
  Çileklerde çiçek tomurcuğu teşekkülü üzerine araştırmalar (2511)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (2427)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (2200)
  Van ekolojik koşullarında farklı örtü altı tiplerinde bazı çilek çeşitlerinin adaptasyonu (2140)

MAKALELER    Tümü >>>
  Karadeniz için yeni bir meyve: likapa (yaban mersini) (14043)
  Yaban mersininin insan sağlığı bakımından önemi ve gıda sanayiinde değerlendirme olanakları (12016)
  Çilek yetiştiriciliğinde organik uygulamalar ve ekolojik çilek yetiştiriciliği (12012)
  Farklı dut anaçlarının, aşılama zamanlarının ve aşı çeşitlerinin kara dut (Morus nigra l.) un aşı başarısı üzerine etkisi (10407)
  Karadeniz bölgesi için yeni bir meyve türü yaban mersini (likapa)  (10014)
  Türkiye de üzümsü meyvelerin dünü, bugünü ve yarını (9413)
  Bazı üzümsü meyvelerin (frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve nar) ekolojik yetiştiriciliğe uygunluğu (7681)
  Kahramanmaraş ta dut yetiştiriciliği ve önemi (6894)
  Bazı yüksek çalı yabanmersini çeşitlerinin rize’dekiperformanslarının saptanması üzerine araştırmalar– ı (6788)
  Karadut ve Mordut çeşitlerinde odun çeliklerinin köklenmesi üzerinde bir araştırma (6508)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Yaban mersini (likapa)  (3511)
  Yaban mersini (likapa) yetiştiriciliği (3383)
  Ahududu yetiştiriciliği (2674)
  Çilek çeşit kataloğu (2590)
  Çilek ve çilek yetiştiriciliği (2541)
  Çilek hastalıkları (Tam metin, kitap ) (2519)
  Çileklerde gübreleme ve besin noksanlıkları (Tam metin, kitapçık) (2464)
  Çilek yetiştiriciliği (2248)
  Rize-Pazar ilçesinde likapa yetiştiriciliği (Sosyal Riski Azaltma Projesi) (2235)
  Likapa (yaban mersini) çay ve fındığa rakip (2144)


EN AZ OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu sonuç değerlendirme ve akşam yemeği izlenimleri (1261)
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu sonunda yapılan gezi ile ilgili izlenimler (1316)
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu Kahramanmaraş ta yapıldı (1477)
  Kansere karşı en etkili meyve: Böğürtlen (1688)
  Böğürtlenin faydaları saymakla bitmiyor (1882)
  Bu meyveyi yaban a atmayın (2106)
  Rusya ya 40 bin ton çilek (2118)
  Zayıflamak isteyen yabanmersini yesin! (2620)
  III. ve IV. Üzümsü meyveler sempozyumunun nerede yapılacağı belirlendi  (2991)
  Tokat ta yapılan II. Üzümsü Meyveler Sempozyumunda plaket verme töreninden görüntüler (3198)

BİLGİLER    Tümü >>>
  2007 yılı üzümsü meyveler ithalat değerleri (297)
  2008 yılı iller düzeyinde çilek üretim alanı, üretim miktarı ve verim düzeyleri (333)
  2008 yılı Türkiye ahududu üretim istatistikleri (351)
  Çakma değil, gerçek çilek güzeldir  (393)
  2007 yılı üzümsü meyveler ihracat değerleri (541)
  Türkiye nin yeni üzümsü meyveleri: maviyemiş, turnayemişi ve kekreyemiş (851)
  Çilek yetiştiriciliğinde hastalıklara karşı dikkate alınması gereken bazı temel konular ( 2 )  (1183)
  Ülkemizde çileğin doğal yayılım alanları (1184)
  AC-L’Acadie çilek çeşidi ve özellikleri (1184)
  Dünyada ahududu üreten ülkeler ve üretim miktarları (1961, 1970, 1980, 1990, 2000, 2005 verileri) (1184)

TEZLER    Tümü >>>
  Van ekolojik şartları için çileklerde uygun dikim zamanları ve çeşitlerin tespiti üzerine araştırmalar (1810)
  Van ekolojik şartlarında açıkta ve örtü altında çilek yetiştiriciliği (1845)
  Hakkâri merkezinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (Rosa Spp.) seleksiyonu (1868)
  Van yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (rosa canina l.) çelikle çoğaltılması üzerine iba (indol bütirik asit) nın etkisi (1868)
  Van ekolojik koşullarında farklı örtü altı tiplerinde bazı çilek çeşitlerinin adaptasyonu (2140)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (2200)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (2427)
  Çileklerde çiçek tomurcuğu teşekkülü üzerine araştırmalar (2511)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (2582)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (2723)

MAKALELER    Tümü >>>
  Fide kalitesinin tufts ve vista çilek çeşitlerinde bazı verim özelliklerine etkisi üzerinde bir araştırma (442)
  Çileklerde (Fragaria x ananassa Duch.) çiçek tomurcuğu gelişim dönemlerinde fenolik maddelerin değişimi üzerinde araştırmalar (442)
  Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Artvin illerinde kuşburnu bitkisinde zararlı olan Arthropoda türleri (443)
  Bazı çilek genotiplerinde organik çözücü: t-butil metil eter kullanılarak gc/ms ile belirlenen aroma bileşikleri (443)
  Gümüşhane orman köylerinin kalkındırılmasında kuşburnunun yeri ve önemi (443)
  Bazı çilek çeşitlerinin meyvesindeki anatomik yapılaşmanın muhafaza süresi üzerine etkisi (443)
  Çileklerde gövde çapı ile verim kriterleri arasındaki ilişkiler üzerinde bir araştırma (443)
  Çileklerde farklı dikim ortamı ve farklı dikim ortamı ve farklı tipte ana bitki kullanımının fide verim ve kalitesi üzerine etkileri (443)
  Bazı malç materyallerinin çilekte hasat sonrası görülen mantari hastalıklarının önlenmesi üzerine etkisi (443)
  Türkay kırmızısı ve türkay pembesi ahududu tiplerinin morfolojik ve pomolojik özelliklerinin belirlenmesi (443)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Dünya ve Türkiye çilek üretimi ve ticareti (832)
  Tarsus yöresinde yetiştirilen çileğin üretim girdileri ve maliyeti (929)
  Kazovada çilek dikim şekillerinin verime etkisi üzerine bir araştırma (966)
  Çilek  (1007)
  Türkiyede doğal olarak yetişen kuşburnu (Rosa ssp.) türleri ve yayılış alanları (Doktora semineri--Sunu--) (1025)
  Türkiyede kuşburnu seleksiyonları (Doktora semineri--- Sunu---) (1078)
  Güneydoğu Anadolu bölgesinde çilek yetiştiriciliği (1240)
  Çileklerde değişik yaz ve kış dikim zamanlarının turfanda çilek üretimi ve verim üzerine etkileri (1405)
  çilekte topraksız kültür uygulamaları (1570)
  Organik üzümsü meyve (çilek, ahududu, böğürtlen) yetiştiriciliği (1950)


Ana sayfa | Haberler | Bilgiler | Tezler | Makaleler | Dokümanlar | Forum | Yazarlar | Üye ol | Ara | Amacımız | Hakkımızda | Bize katılın
Lütfen kısmen yada tamamen kaynak göstermeden alıntı yapmayınız.
© Copyright 2005 Tüm hakları saklıdır.