Sitemize hoşgeldiniz. Şu an misafir ziyaretçisiniz. Üye olmak için tıklayın, Zaten Üye iseniz Lütfen üye girişi yapınız.
E-posta : Şifre: Hatırla:   Üye Ol
10 Eylül 2010, Cuma - 19:40:22    
Ana sayfa
Ara
Üye ol
Amacımız
Hakkımızda
Bize katılın
HABERLER
Akademik
Üretim
Genel
BİLGİLER
İstatistik
Sağlık
Yetiştiricilik
Akademik
TEZLER
Lisans
Yüksek lisans
Doktora
MAKALELER
Bildirilerden
Dergilerden
DOKÜMANLAR
Kitaplar
Dergiler
İndirilebilir
CİNSLER
Genel
Çilek
Ahududu
Böğürtlen
Frenk üzümü
Mersin
Dut
Kuşburnu
Kocayemiş
Gilebor
Kızılcık
Bektaşi üzümü
Josta üzümü
SON EKLENEN YAZARLAR
Ahmet Örs
Yahya Kadıoğlu
Ayşegül Keçecioğlu
Berrin Haberveren
Gülizar Baki
Esma Okur
Bilinmeyen yazar
Şenay Aydın
Hasan Çakıcı
Yüksel Tüzel
YILLARA GÖRE
SON EKLENEN DERGI/KITAP
Marmara Coğrafya Dergisi
Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Araştırma Serisi
III. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu (Kahramanmaraş, 10-12 Haziran 2009)
Bağ Bahçe
Ege Üviversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi
Gıda Hattı
Türkiye V. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi (04-07 Eylül 2007, Erzurum)
Derim
Metro Gastro
Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -2-(Fe, Mn, B, Mo, Cl, Zn, Cu )
Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -2-(Fe, Mn, B, Mo, Cl, Zn, Cu )
YAZAR(LAR)
YAYIN TARİHİ

Bu yazının birinci bölümü için lütfen tıklayınız-->>

7. DEMİR

Demir  klorofil yapısında yer almamasına karşın klorofil oluşumunda oynadığı  rol nedeniyle eksikliğinde ilk belirtiler yapraklarda ortaya çıkar. Pek  çok biyokimyasal tepkimelerde görev alan enzimler demir ile aktive  edilir. Protein sentezinde önemli bir role sahiptir. Elektron  transferinin, yani enerji transferinde, görev alması nedeniyle birçok  fizyolojik olay için çok önemli bir elementtir. Topraktan köklerle Fe+2 iyonu formunda alınır.

         

Resim  22. Taze yapraklarda damarların yeşil ancak damar aralarının sarararak  beyaz renge doğru değişimi demir eksikliğinin en belirgin sonucudur.

       

Mobil  bir element olmaması nedeniyle en genç yapraklardan itibaren belirtiler  görülür. Renk ilk başta sarımsı yeşil renkte, sonra limon sarısı ve en  son sarımsı beyaz renk olarak gelişir. Yapraktaki damarlar yeşil ancak  damarların arasındaki bölgede renk değişimleri görülür. Bu renk  değişimi çok belirgindir. En genç yapraklarda renk tamamen, damarlar da  dahil olmak üzere, beyaz bir görünüm kazanabilir. Genelde, yaşlı yapraklar koyu yeşil özelliklerini kaybetmez.  

Demir noksanlığının belirtileri, üreas, uracil, dichlobenil, paraquat, fluazifop-butyl gibi herbisidlerin uygulnaması  durumunda da ortaya çıkabilir. Virüs hastalıkları ve bazı böceklerin  olumsuz etkileri de benzeri bir görünüm yaratabilir. Aşırı toprak nemi  özellikle hassas olan çeşitlerde demir alımına engel olur. Soğuk nemli  ilkbahar ile sıcak, kurak yaz da da  benzeri sonuçlar ortaya çıkabilir. Mevcut sözü edilen şartlar  topraktaki demirden yararlanmayı engellemesi nedeniyle bu konuda  dikkatli olunmalıdır. Toprakta yüksek pH düzeyi demir yarayışlılığını  azaltır. Ağır, nemli ve kireçli topraklarda da bitkiler demirden yeteri  kadar yararlanamaz. Toprakta aşırı bakır, mangan, çinko ve molibdenin  bulunması demir alımında olumsuzluğa yol açar. Bazı çeşitlerde nitrat  azotunun uygulanması bitkilerde demir eksikliğine yol açabilir. Bundan  dolayı amonyum azotu ile gübreleme yapmak daha doğru olur. İyi  bir teşhis için toprak şartlarının test edilmesi ve bunun yaprak analiz sonuçlarıyla karşılaştırılması gerekir.

Sorunun  kaynağı toprak ise toprak şartlarının düzeltilmesi gerekir. Aşırı nemli  bir topraksa sulama aralığı açılır. Sorun bu şekilde çözülmüyorsa  drenaj kanalları açarak topraktaki fazla suyun taşınması sağlanmalıdır.  Toprak pH sı yüksek se mutlaka gübrelemede toprak pH sını  düşürecek gübrelerle (amonyum sülfat gibi) gübreleme yapılmalıdır.  Demir eksikliği belirtileri gösteren çilek arazisinde her dikim  sırasının her metresi için 1-2 g demir sülfat ya da 1000 bitkiye 150-300 g demir şelat ile gübreleme yapılmalıdır. Bunlar damla sulama sistemi ile de verilebilir. Yapraktan gübreleme yapılmak isteniyorsa 100 l lik tanklara 10-20 g demir sülfat eritilerek hazırlanan çözeltiden yapraklara püskürtülerek uygulanır.  Yaprak uygulamasından çok hızlı sonuç alınabilir. Yaprak uygulaması  sırasında bitkilerde zehirlenme görülürse uygulama miktarı  düşürülmelidir.

         

Resim 23. Demir eksikliğinde yaşlı yapraklar yeşil formunu korur ancak taze yapraklar belirgin bir renk değişimi geçirir.

         

Resim 24. Demir eksikliği meyvelerde tam renk oluşumunu engeller. Meyvelerde genel bir beyaz renk hakimiyeti vardır.

8. MANGAN

Bitkiler manganı topraktan Mn+2  iyonu formunda alırlar. Bitkilerde birçok enzimin çalışmasında önemli  rol oynar. Yaklaşık 35 enzimin etkinleştirilmesinde görevi olduğu  belirlenmiştir. Azotun indirgenmesi, karbonhidrat ve protein sentezi  için çok önemli bir elementtir. Bu yüzden, eksikliğinde, en önemli  belirtiler yapraklarda kendini gösterir. Bitkilerde suyun düzenini  sağladığı gibi dona karşı mukavemetini de arttırır.

Bitkiler manganı topraktan Mn+2  iyonu formunda alırlar. Bitkilerde birçok enzimin çalışmasında önemli  rol oynar. Yaklaşık 35 enzimin etkinleştirilmesinde görevi olduğu  belirlenmiştir. Azotun indirgenmesi, karbonhidrat ve protein sentezi  için çok önemli bir elementtir. Bu yüzden, eksikliğinde, en önemli  belirtiler yapraklarda kendini gösterir. Bitkilerde suyun düzenini  sağladığı gibi dona karşı mukavemetini de arttırır.                  

Mobil  bir element olmadığı için ilk belirtiler genç yapraklarda kendini  gösterir. Yapraklarda sarı bölgeler oluşur. Bu bölgelerin kenarları  yeşil renkle çevrilidir. Sararma yaprak aralarında ortaya çıkar.  Önceleri küçük olan lekeler genişler ve damarların daha belirgin  görülmesini sağlar. Ana damarlar koyu yeşil olarak görülür. Damarlar  arasında küçük noktacıklar halinde sarı noktalar oluşur. Bu küçük sarı  noktalar daha sonra daha da gelişerek ve birleşerek büyük lekelere  dönüşür. Çok ileri düzeyde yaprak kenarlarından içe doğru kurumalar  görülür. Mangan eksikliği ilerlemiş bitkilerde genel bir cılızlaşma ve  gelişmede gerilikler ortaya çıkar. Bitki köke yeteri kadar karbonhidrat  ulaştıramadığı için köklerde de zayıflama görülür.


         

Resim 25. İleri düzey mangan eksikliğinde çilek yapraklarının kenarlarından içeriye doğru kurumalar göze çarpar.

         

Resim  26. Mangan eksikliğinin en belirgin etkisi yaprak yüzeyinde, damarlar  arsında, küçük noktalar halinde sarı lekelerin oluşumudur.

         

Resim 27. Mangan eksikliğinde genç yapraklar üzerindeki çilli görünüm genel bitki formunda belirgin bir özellik kazanır.

       

Yüksek pH lı topraklarda mangan bitkiler tarafından yeteri kadar alınamaz. Bu yüzden yüksek pH lı  topraklara mutlaka asitleştirici gübrelerle gübreleme yapılmalıdır.  Fakat fazla asitli topraklarda aşırı mangan alımı nedeniyle bitkilerde  mangan zehirlenmesi görülebilir. Bu tip topraklarda da pH nın  yükseltilmesi ile ilgili uygulamalar yapılmalıdır. Kumlu ve hafif  topraklarda mangan eksikliği görülebilir. Böyle topraklarda yıkanmayı  engellemek için organik maddelerce zenginleştirilmelidir. Ancak organik  maddece aşırı zengin topraklarda mangan eksikliği görülebilir. Aşırı  Mg, Ca ve Fe mangan alımını azaltabilir. Toprağın nemli olması manganın  yarayışlılığını arttırır, ancak  sürekli  nemli, ağır ve soğuk topraklarda mangan alımı azalır. Bu tip  topraklarda toprağın hafifletilmesi, sulamanın azaltılması ve drenaj  kanallarının açılması gerekir.

Toprakta mangan eksikliği belirlenmişse her bir sıra da bir metre uzunluk için 1-2 g mangan sülfat veya şelat uygulanabilir. Bunun yanı sıra 1000 bitkiye 150-300 g ölçüsüyle mangan sülfat veya şelat uygulanabilir. Şayet hızlı sonuç almak için yaprak uygulaması yapılmak isteniyorsa 100 L suda 10-20 g mangan sülfat eritilmelidir. Çiçeklenme  ve meyve tutumu döneminde yaprak uygulamasından kaçınılmalıdır. Yaprak  uygulamasından sonra bitkide zehirlenme belirtileri görülürse artık  yaprak uygulaması yapılmamalıdır.

9. BOR

Bor topraktan B(OH)3 (borik asit) ve B(OH)4-  (borat iyonları) formunda alınır. Bor bitkinin aktif gelişme  noktalarında (kök ve gövde uç meristemleri) hücre bölünmesinde önemli  görevleri olan bir elementtir. Karbonhidrat, fenolik bileşiklerin ve  nükleik asit sentezinde rol alması nedeniyle bitki gelişimi için  zorunlu elementlerdendir. Çilekte meyve tutumunun sağlıklı  gelişebilmesi için gereklidir. Çiçek tozunun çimlenme yeteneği bor  mineralinin varlığıyla doğrudan ilişkilidir. Yeteri kadar bor minerali  alamayan bitkilerde yeterli meyve tutumu ve gelişimi sağlanamaz. Bitki  için çok az düzeyde yeterli olmasına karşın belirli düzeyin altına  düşmesi bitkide generatif ve vejetatif gelişme noksanlığı ortaya çıkar.
  

         

Resim  28. Bor eksikliğinde çiçeklerin genel görünümleri oldukça kötüdür.  Zayıf ve düzensiz çiçek oluşumu ile yapraklarda genel bir küçülme ve  büzüşme kendini gösterir.

         

Resim  29. Bor eksikliği çeken çilek bitkisinde yapraklar küçülür ve sanki bir  pervaneyi andıran görünüme sahip olur. Yapraktaki büzüşme nedeniyle  normalden çok farklı bir görünüm oluşur.

Mobil bir element olmaması nedeniyle  ilk belirtiler yeni çıkan yapraklarda kendini gösterir. Yeni çıkan  yaprakların uç bölgelerinde yanıklık gelişmeye başlar. Yaprak gelişmeyi  sürdürdükçe büzüşmeler ve kırışmalar kendini gösterir. Bu özelliği ile  kalsiyum eksikliğinin belirtisine benzer. Ancak bor eksikliğinde  yaprakların uç kısmı daha düz bir görünüme sahiptir. Hâlbuki kalsiyum  eksikliğinde yaprak uçları belirgin bir şekilde büzüşmüştür. Uç  yanıklığının peşinden yaprak kenarlarında kahverengileşme ve sararmalar  belirginleşir. Sararmalar düzensizdir. Yapraklar ve yaprak sapları  gevrekleşmeye başlar. Bor eksikliğinin ileri safhalarında uç gelişimi  durur ve apikal meristemde ölümler ortaya çıkmaya başlar. Bor  mineralinin eksikliği sadece yapraklarda kendini ele vermez. Çiçek ve  köklerde de gözlenebilir. Çiçekler küçülür ve canlı görünümlerini  kaybeder. Polen tozlarının çimlenme özelliği azaldığı için oluşan  meyveler istenen şekilde değil, biçimsiz, küçük ve düzensiz bir şekle  sahip olur. Birincil ve ikincil kök oluşumları engellenir. Bundan  dolayı köklerde yeteri kadar gelişme olmaz. Kök gelişimindeki  olumsuzluk bitkinin beslenmesini de olumsuz yönde etkiler.

                

         

         

Resim 30. Bor eksikliği meyvelerde, döllenme yetersizliğine bağlı şekil bozukluğu olarak ta ortaya çıkar. Meyvelerin albenisi kaybolmuş ve küçülmüştür.

       

 Bor eksikliği phenoxy ve dicamba  gibi herbisitlerin etkisine benzer sonuçlar vermesi, ayrıca kalsiyum  eksikliğine benzer görünüm sergilemesi nedeniyle dikkatli olunmalıdır.  Soğuk zararı ya da nemli kış veya ilkbahardan sonra ortaya çıkan aşırı  sıcak ve kuru şartlar da benzeri bir görünümün oluşmasına yol açabilir.

 Toprak pH sındaki yükseliş borun alınmasını engeller. Borun yarayışlılığı için en iyi pH 5-7  arasıdır. Organik madde bor yarayışlılığını arttırır. Topraktaki fazla  kireç ise azaltır. Kumlu ve kolay drene olan topraklarda bor noksanlığı  oluşabilir. Kuru hava ve düşük nem topraktan bor alımını azaltabilir.  Düzenli bir sulama bor eksikliğini giderme de önemlidir. Bitkideki bor  eksikliğini gidermek amacıyla önce bitkinin geliştiği şartlar dikkatle  incelenmelidir. Gelişme şartları düzeltilmelidir. PH çok yüksekse  mutlaka asitliği arttıran gübrelerle gübreleme yapılmalıdır. Bitkilerde  hızlı sonuç almak amacıyla yapraktan püskürtmeyle gübreleme  yapılabilir. Bunun için 100 L lik suya 10-30 g bor eritilerek yapraklara püskürtülür. Toprağa dikimden önce dekara 400-600 g boraks ilave edilebilir. Borun  aşırı mevcudiyeti bitkilerde zehirlenmelere yol açabilir. Bundan dolayı  uygulamalarda aşırıya kaçılmamalıdır. Toprak analiziyle eksikliğin  düzeyi kolaylıkla belirlenebilir.

10. MOLİBDEN

  Molibden minerali topraktan MoO4-2 (molibdat) iyonu formunda alınır. Bitkilerde bazı enzimlerin yapıtaşında yer alır. Özellikle yaşamsal öneme sahip nitrogenaz ve nitrat reduktaz  enziminde bulunması önemini arttırmaktadır. Molibdenin eksikliği azotun  bitkideki etkinliğini de olumsuz yönde etkiler. Bitkiler tarafından çok  az düzeyde alınır. Çileklerde molibden uygulamasıyla vitamin c ve şeker  içeriğinde artışlar kaydedilmiştir.

            

Molibden  eksikliği orta ve yaşlı yapraklarda ilk olarak kendini belli eder.  Çilek yaprakları kenarlarından yanmış-kavrulmuş gibi bir görünüm  kazanır. Yaprak kenarları içeriye doğru kıvrılır. Genç yapraklarda  düzensiz bir sararma ortaya çıkar. Molibden eksikliğinin ilerlemesiyle  yapraklarda genel bir küçülme göze çarpar. Çoğu kere azot eksikliğinin  belirtileri ile karıştırılabilir. Molibden eksikliğinin en belirgin  özelliğinin yaprak kenarlarının içe doğru kıvrılması olduğu  unutulmamalıdır. Halbuki azot eksikliğinde yaprak kenarları kahverengileşir ancak içe doğru kıvrılma olmaz.
   

              
 

           

Resim  31. Molibden eksikliğinin çilek yapraklarındaki en bariz etkisi yaprak  uçlarından içeriye doğru hafif kurumalar eşliğindeki kıvrılmalardır.


Toprak pH sındaki  aşırı düşüşler (<5) molibden alımını engeller. Bu tip topraklarda  kireçleme en iyi çözümdür. Bu molibdenin yarayışlılığını arttırır.  Şayet toprak molibdence fakirse bu tip topraklara molibden uygulaması  yerinde olur. Ayrıca çok hızlı sonuç alınmak isteniyorsa yapraklardan  molibden uygulaması da yapılabilir. Bunun için molibdenli mikro element  gübreleri kullanılabilir. Arazi uygulamalarında da molibdat esaslı  (amonyum molibdat, sodyum molibdat gibi) gübreler uygulanabilir.   

11. KLOR

Bitki kökleri tarafından Cl-  iyonu formunda alınır. Fotosentezde kullanılan bir elementtir. Ayrıca  bitkinin su düzenini sağlar. Osmotik basınç üzerindeki etkisi nedeniyle  bitkinin su stresine daha mukavim olmasını sağlar. Osmotik basıncı K+  iyonu ile uyumlu çalışarak düzenler. Yeterli düzeyde klor alan  bitkilerin su içeriğinin diğerlerine göre daha iyi düzeyde olduğu  belirlenmiştir. Klor bazı enzimlerin yapısında bulunması nedeniyle  fizyolojik olaylarda rol alır.

Klor  eksikliğinden çok klor fazlalığından dolayı ortaya çıkan belirtiler  daha çok gözükür. Klor azlığında yapraklar ve yaprak sapı cılız, zayıf  ve eriyormuş gibi bir görünüm ortaya çıkar. Yapraklarda sararmalar  görülür. Bitki kökler küt uçlu olur ve çok fazla saçaklanır. Klor  fazlalığında tuz zararına benzer bir sonuç ortaya çıkar. Yapraklar  kenarlarından itibaren kurumaya ve kavrulmaya başlar. İleri safhalarda  yaprağın tamamı kurur. Yapraklar kopmaya eğilimli olur. Çilek bitkisi  tuza ve kloride karşı çok hassas türler arasında yer alır. Bu yüzden eksikliğinden ziyade fazlalık yani toksik etkiler görülür.

         

Resim  32. Çilek bitkisi klor eksikliğinden çok klor fazlalığına ait  belirtiler gösterir. Klor zehirlenmesinde tuz zararına benzer bir  kuruma oluşur. Yapraklarda belirgin kuruma bölgeleri oluşur ve kolayca  gövdeden kopar.

       

  Çilek bitkisindeki klorid  fazlalığına karşı hassasiyeti olması nedeniyle topraktaki tuzluluk  konusuna çok iyi eğilmelidir. Genel olarak çilekler, verim kaybı  olmadan, topraktaki 350 ppm e kadar Cl-  iyonuna mukavemet gösterebilmektedir. Daha fazlası bitkilerde verim kayıplarına yol açar. Klorid eksikliği belirlenmişse toprağa sodyum klorid, potasyum klorid ve kalsiyum klorid  gibi gübrelerle gübreleme yapılabilir. Ancak gübreleme yaparken  toprakta tuz birikimi olabileceği tehlikesini mutlaka göz önünde  bulundurmalıdır.

12. ÇİNKO

Bitki kökler tarafından Zn+2  iyonu formunda alınır. Bitki tarafından çok az düzeyde ihtiyaç  duyulmasına karşın oldukça önemli görevleri olan bir elementtir. Enzim  aktivitesinde oynadığı rol nedeniyle protein, karbonhidrat ve oksin  metabolizmalarında çok önemli bir elementtir. Protein ve oksinin öncül  maddelerinden olan tryptophane nın sentezinde gerekli bir elementtir.

Eksikliğinde  en belirgin görüntü genç ve henüz olgunlaşmamış yaprakların kenarları  boyunca yeşil bir halenin oluşumudur. Oluşum yaprak kenarlarındaki  dişlerin sınırları boyunca ilerler. Ayrıca bu yaprakların ayası dar ve  uzun bir görünüm sergiler. Damarlar arası sarı, damarlar ise yeşil yada  kırmızı renklidir. Yaprak cılız ve zayıf bir görünüme sahiptir. Meyve  sayısında düşüş göze çarpar. Bazı kereler meyve iriliği değişmez, ancak  çoğu kere meyve iriliğinde de küçülmeler gözlenir. Çinko eksikliğinde indol asetik asitin yeteri kadar oluşmamamı nedeniyle büyüme ve gelişmede sorunlar ortaya çıkar. IAA tin azlığı aşırı biriken absizik asit nedeniyle polen tozlarında gelişim sorunlarına yol açar. Bundan dolayı meyvelerde küçülme göze çarpar.

        

         

Resim 33. Soldaki yaprakta henüz başlangıç dönemindeki çinko eksikliği görülmektedir.

       

   Eksiliği  topraktaki miktarında olabileceği gibi çeşitli etkenler nedeniyle  yarayışlılığındaki azalışla da oluşabilir. Toprakta aşırı Cu, Fe ve Mn  bulunuşu çinko alımını engelleyebilir. Toprak pH sının 7 den büyük  olması da yarayışlılığı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Aynı olumsuz  etkiye aşırı kireçli topraklarda neden olabilir. Topraktaki fosforun  fazlalığı çinkonun eksikliğini daha belirgin hale getirebilir. Kumlu  topraklarda çinko azlığı oluşabilir. Bundan dolayı bitki yeteri kadar  çinkoyu alamayabilir. Aşırı nemli, soğuk ve ağır topraklarda da çinko  yarayışlılığı azalır.

 Çinko  eksikliğinin belirtilerine benzer görünümler bazı yabancı ot  ilaçlarının uygulamasından sonrada ortaya çıktığı unutulmamalıdır. Yine  aynı şekilde serin ve nemli ilkbahar günlerinde ve düşük toprak  sıcaklığı şartlarında da çinko eksikliğine benzer bir görünüm  oluşabilir. Şartlar ortadan kalktığında bitki görünümleri de  normalleşir.
 

       

         

Resim  34. Yaprak kenarlarındaki sınır boyunca gelişen yeşil bölge ve iç  bölgelerdeki sararma çinko eksikliğinin belirgin bir görüntüsüdür.

         

Resim  35. Çinko eksikliğinde damarlar koyu yeşil ya da kahve renkli olurken  damarlar arasındaki bölge sarıya dönmüştür. Çinko eksikliğinin demir  eksikliğinden ayıran en önemli fark ise yaprak kenarlarındaki yeşil  halenin oluşumudur.

Çinko eksikliği, toprakta yeteri kadar  bulunmadığı için mi yoksa diğer şartlar nedeniyle bitkinin mi yeteri  kadar alamadığı konusu iyi değerlendirilmelidir. Bunun için iyi bir  toprak ve yaprak analizine ihtiyaç vardır. Şayet toprak şartları  kötüyse bunun derhal düzeltilmesine girişilmelidir. Toprak pH sı  yüksekse, toprağı asitlendirecek gübrelere öncelik verilmelidir. Toprak  ağır ve nemliyse, ahır gübresi ve kum uygulamalarıyla  hafifletilmelidir. Aşırı nemden kurtulmak için drenaj kanalı açılmalı  ve sulama aralıkları geniş tutulmalıdır.

Çinko noksanlığına karşı en hızlı sonuç yaprak uygulaması ile alınır. Bunun için 100 L lik suda 20-40 g çinko sülfat eritilerek  uygulama yapılır. Ancak bu uygulama yeni yapraklarda, çiçeklerde ve  meyvelerde zarara yol açabilir. Bu durum ortaya çıktığında yaprak  uygulamasından derhal vazgeçilmelidir. Dikimden önce çinko sülfat veya şelat toprağa verilebilir. Bir metrelik dikim sırası için 1-3 g, ya da 1000 bitkiye 150-450  g hesabıyla çinko sülfat toprağa verilebilir. Bu direkt toprağa  olabileceği gibi yağmurlama veya damla sulama yöntemiyle de  verilebilir.

13. BAKIR

Bitki kökleri tarafında Cu+2  iyonu formunda alınır. Bakır bitki tarafından çok az düzeyde alınır.  Ancak önemli fizyolojik olaylarda yer alması nedeniyle önemli bir  elementtir. N fiksasyonunda ve kalsiyum alımında oldukça önemli bir  rolü vardır. Kloroplastların yapısında bulunması nedeniyle de  fotosentez için gerekli bir elementtir. Karbonhidrat, azot ve lipit  metabolizmasındaki görevi nedeniyle bitkideki vazgeçilmez  elementlerdendir.

İlk  belirtiler genç yapraklarda ortaya çıkar. Özellikle çileklerde yaprak  ucundan itibaren içeriye doğru kahverenginden beyaza doğru renk  değişimi göze çarpar. Fotosentezde oynadığı rol nedeniyle yapraklarda  zayıflama, cılızlaşma ve kıvrılma gibi belirtiler gösterir.  Yapraklardaki damarlarda yeterli ligninleşme olmamamsı nedeniyle solgun  bir görünüm kazanır. Kimi yapraklarda beyazlaşmalar ortaya çıkar.  Ayrıca gelişme noktalarında ölü bölgelerin oluşması nedeniyle bitki  yeteri kadar sağlıklı gelişemez.

         

         

Resim  36. Çilek yapraklarında uç bölgeden içeriye doğru kahverengi görünümün  beyaza doğru dönmesi bakır eksikliğinin ciddi düzeylere eriştiğini  gösterir.

       


       

Bu yazının birinci bölümü için lütfen tıklayınız-->>

Konuyla ilişkili kitapçığı tam metin olarak elde etmek için lütfen tıklayınız-->>





Yazar(lar):Hüdai Yılmaz
Yayın Yılı:2007
Ekleme tarihi/saati :07.01.2007/11:16:54
Okunma sayısı :11262
EN ÇOK OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  Tokat ta sempozyum sonunda Dimes meyve suyu üretim fabrikasına yapılan gezi ile ilgili izlenimler (21020)
  İkizdereli Osman Yıldız ın likapa bahçesinde umut var (9017)
  Karadutu “şoka” soktular gelirlerini ikiye katladılar (7281)
  II.Ulusal üzümsü meyveler sempozyumunun açılışıyla ilgili bazı resimler (5733)
  Üzümsü meyveler sempozyumu sonrası Ballıca mağarasına yapılan gezi izlenimleri (4124)
  II.Üzümsü meyveler sempozyumundan bazı görüntüler (3950)
  Üzümsü meyveler sempozyumu başladı (3821)
  Atça'da 8. çilek festivali yapıldı (3772)
  II. Ulusal üzümsü meyveler sempozyumu Tokat ta (3659)
  Osmanlı çileğine yoğun talep (3366)

BİLGİLER    Tümü >>>
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -1-(N, P, K, Ca, Mg, S ) (25967)
  Yaban mersini (Likapa) nin sistemetikteki yeri (16986)
  Çilek yetiştiriciliğinde ekolojik istekler (16658)
  Ahududu yetiştiriciliği ile ilgili bazı önemli bilgiler (15972)
  Böğürtlen çeşitleri (13513)
  Karadeniz bölgesindeki asitli topraklar için mükemmel bir meyve, likapa (yaban mersini) (11486)
  Çileklerde besin elementlerinin faydaları ve eksikliklerinde ortaya çıkan belirtileri -2-(Fe, Mn, B, Mo, Cl, Zn, Cu ) (11262)
  Ahududu yetiştiriciliği  (9522)
  Çilek Alerjisi (8449)
  Ahududu çeşitleri (1) (8083)

TEZLER    Tümü >>>
  Çilek fidesi üretiminde alternatif bir yöntem (7000)
  Bazı çilek çeşitlerinin Amik ovası koşullarında açıkta ve yüksek tünel altında yetiştiriciliğinin verim, kalite ve erkencilik uzerine etkileri (3758)
  Ankara (Ayaş) koşullarında organik çilek yetiştiriciliği olanaklarının araştırılması (2880)
  Yeni bazı çilek çeşitlerinde günü kısaltma uygulamalarının verim ve kalite üzerine etkileri (2830)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (2747)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (2606)
  Çileklerde çiçek tomurcuğu teşekkülü üzerine araştırmalar (2534)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (2452)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (2217)
  Van ekolojik koşullarında farklı örtü altı tiplerinde bazı çilek çeşitlerinin adaptasyonu (2158)

MAKALELER    Tümü >>>
  Karadeniz için yeni bir meyve: likapa (yaban mersini) (14100)
  Yaban mersininin insan sağlığı bakımından önemi ve gıda sanayiinde değerlendirme olanakları (12095)
  Çilek yetiştiriciliğinde organik uygulamalar ve ekolojik çilek yetiştiriciliği (12072)
  Farklı dut anaçlarının, aşılama zamanlarının ve aşı çeşitlerinin kara dut (Morus nigra l.) un aşı başarısı üzerine etkisi (10459)
  Karadeniz bölgesi için yeni bir meyve türü yaban mersini (likapa)  (10066)
  Türkiye de üzümsü meyvelerin dünü, bugünü ve yarını (9440)
  Bazı üzümsü meyvelerin (frenküzümü, ahududu, böğürtlen ve nar) ekolojik yetiştiriciliğe uygunluğu (7720)
  Kahramanmaraş ta dut yetiştiriciliği ve önemi (6933)
  Bazı yüksek çalı yabanmersini çeşitlerinin rize’dekiperformanslarının saptanması üzerine araştırmalar– ı (6827)
  Karadut ve Mordut çeşitlerinde odun çeliklerinin köklenmesi üzerinde bir araştırma (6544)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Yaban mersini (likapa)  (3518)
  Yaban mersini (likapa) yetiştiriciliği (3402)
  Ahududu yetiştiriciliği (2689)
  Çilek çeşit kataloğu (2606)
  Çilek ve çilek yetiştiriciliği (2543)
  Çilek hastalıkları (Tam metin, kitap ) (2531)
  Çileklerde gübreleme ve besin noksanlıkları (Tam metin, kitapçık) (2473)
  Çilek yetiştiriciliği (2251)
  Rize-Pazar ilçesinde likapa yetiştiriciliği (Sosyal Riski Azaltma Projesi) (2237)
  Likapa (yaban mersini) çay ve fındığa rakip (2146)


EN AZ OKUNANLAR

HABERLER    Tümü >>>
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu sonuç değerlendirme ve akşam yemeği izlenimleri (1295)
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu sonunda yapılan gezi ile ilgili izlenimler (1346)
  3.Üzümsü meyveler sempozyumu Kahramanmaraş ta yapıldı (1514)
  Kansere karşı en etkili meyve: Böğürtlen (1718)
  Böğürtlenin faydaları saymakla bitmiyor (1932)
  Rusya ya 40 bin ton çilek (2143)
  Bu meyveyi yaban a atmayın (2143)
  Zayıflamak isteyen yabanmersini yesin! (2651)
  III. ve IV. Üzümsü meyveler sempozyumunun nerede yapılacağı belirlendi  (3018)
  Tokat ta yapılan II. Üzümsü Meyveler Sempozyumunda plaket verme töreninden görüntüler (3225)

BİLGİLER    Tümü >>>
  2007 yılı üzümsü meyveler ithalat değerleri (314)
  2008 yılı iller düzeyinde çilek üretim alanı, üretim miktarı ve verim düzeyleri (355)
  2008 yılı Türkiye ahududu üretim istatistikleri (372)
  Çakma değil, gerçek çilek güzeldir  (414)
  2007 yılı üzümsü meyveler ihracat değerleri (576)
  Türkiye nin yeni üzümsü meyveleri: maviyemiş, turnayemişi ve kekreyemiş (891)
  AC-L’Acadie çilek çeşidi ve özellikleri (1193)
  Çileklerden yaprak örneği alma ve gübrelemeye genel bir bakış (1193)
  AC-Yamaska çilek çeşidi ve özellikleri (1194)
  Redcrest çilek çeşidi ve özellikleri (1194)

TEZLER    Tümü >>>
  Van ekolojik şartları için çileklerde uygun dikim zamanları ve çeşitlerin tespiti üzerine araştırmalar (1833)
  Van ekolojik şartlarında açıkta ve örtü altında çilek yetiştiriciliği (1867)
  Hakkâri merkezinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (Rosa Spp.) seleksiyonu (1891)
  Van yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (rosa canina l.) çelikle çoğaltılması üzerine iba (indol bütirik asit) nın etkisi (1894)
  Van ekolojik koşullarında farklı örtü altı tiplerinde bazı çilek çeşitlerinin adaptasyonu (2158)
  Bazı çilek çeşitlerinde NaCl uygulamasının bitki gelişimi ve iyon içeriği üzerine etkisi (2217)
  Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin bazı yörelerinden toplanan yabani çilek tiplerinin (Fragaria sp.) ıslah bakımından önemli olan pomolojik ve sitolojik özellikleri üzerine bir araştırma (2452)
  Çileklerde çiçek tomurcuğu teşekkülü üzerine araştırmalar (2534)
  Siirt yöresinde yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) meyve özelliklerinin tanımlanması (2606)
  Bazı çilek çeşitlerinin van ekolojik koşullarında fide verim özelliklerinin belirlenmesi (2747)

MAKALELER    Tümü >>>
  Giresun-Şebinkarahisar da dut seleksiyonu (447)
  Menemen koşullarında açıkta ve yüksek tünel altında yetiştirilen bazı çilek (fragaria x ananassa duch.) çeşitlerinin performansları üzerine bir araştırma (447)
  Erzurum Koşullarında çilek yetiştiriciliği üzerine araştırmalar (447)
  Çileklerde farklı dikim ortamı ve farklı dikim ortamı ve farklı tipte ana bitki kullanımının fide verim ve kalitesi üzerine etkileri (447)
  Bir gıda maddesi olarak kuşburnu (447)
  İn vitro koşullarda çilekte (Fragaria x ananassa Duch.) fenolik maddelerin değişimi üzerinde araştırmalar (447)
  Doğu karadeniz bölgesi nde doğal olarak yetişen kuşburnu (Rosa l.) taksonlarının palinolojik yönden incelenmesi (447)
  Aydın ili çilek yetiştiriciliğinin genel durumu (447)
  Değişik konsantrasyonlardaki asit ve baz ilavesinin liyofilize edilip suda çözülmüş dağ çileği üzerine etkisi (448)
  Tokat yöresinde doğal olarak yetişen kuşburnuların (Rosa spp.) bazı fiziksel ve kimyasal özellikleri üzerinde bir araştırma (448)

DOKÜMANLAR    Tümü >>>
  Dünya ve Türkiye çilek üretimi ve ticareti (847)
  Tarsus yöresinde yetiştirilen çileğin üretim girdileri ve maliyeti (934)
  Kazovada çilek dikim şekillerinin verime etkisi üzerine bir araştırma (970)
  Çilek  (1016)
  Türkiyede doğal olarak yetişen kuşburnu (Rosa ssp.) türleri ve yayılış alanları (Doktora semineri--Sunu--) (1030)
  Türkiyede kuşburnu seleksiyonları (Doktora semineri--- Sunu---) (1079)
  Güneydoğu Anadolu bölgesinde çilek yetiştiriciliği (1244)
  Çileklerde değişik yaz ve kış dikim zamanlarının turfanda çilek üretimi ve verim üzerine etkileri (1412)
  çilekte topraksız kültür uygulamaları (1571)
  Organik üzümsü meyve (çilek, ahududu, böğürtlen) yetiştiriciliği (1966)


Ana sayfa | Haberler | Bilgiler | Tezler | Makaleler | Dokümanlar | Forum | Yazarlar | Üye ol | Ara | Amacımız | Hakkımızda | Bize katılın
Lütfen kısmen yada tamamen kaynak göstermeden alıntı yapmayınız.
© Copyright 2005 Tüm hakları saklıdır.